Roma ‘da Sanatın Kalbi: Müzeler!

İtalya’nın başkenti Roma ‘dayız. Her ne kadar şahane mimarisi ile insanın aklını başından alan bir şehir olsa da bu yazıda tarihe adını yazdırmış, sanatla iç içe bir Roma’dan bahsedeceğiz. Roma her yıl dünyanın her yerinden gelen binlerce turisti kendine çekiyor. Bu çekimin kaynağı ise tarihte uzun bir süre dünyaya hükmetmiş olan Roma İmparatorluğu ve bıraktığı miras, Katolik Hristiyan Mezhebi’ne yön veren Vatikan, Rönesans, Gotik, Rokoko ve Barok dönemlerine ait nefes kesici sanat eserleri, ünü dünyaya yayılmış yemek kültürü ve bir Milano olmasa da kentin moda endüstrisindeki sarsılmaz yeri diyebilirim. Yazmakla bitmeyecek bu güzel şehrin önce müzelerinden başlayalım.

Rönesans ve Barok sanatının en zarif örneklerine sahip şehirde Bellini,  Caravaggio, Boticelli, Raphael, Bartolomeo, Donatelli, Bernini, Michaelangelo ve Da Vinci gibi üstadların eserleri bolca bulunuyor. İlginiz ve sevginiz sizi hangisine götürürse oraya atın kendinizi ama gidip görmeden asla dönmeniz gereken birkaç müze var.

1.Borghese Gallery and Museum

Galleria Borghese Roma’nın en güzel sanat galerilerinden birisi. (ve bizim en çok etkilendiklerimizden biri.) Bu sanat galerisinin bulunduğu Villa Borghese, Papa V. Paul’un yeğeni olan Kardinal Scipione Borghese’ye ait olan sanat eserlerini sergilemek için ortaya çıkmıştır. Scipione, villasında amcasının hediye ettiği koleksiyonunun yanı sıra genç Bernini’nin heykellerini de sergilemiştir. Müze iki bölüme ayrılmıştır, bu bölümler; zemin kattaki heykel koleksiyonu (Museo Borghese) ile üst kattaki resim galerisidir (Galleria Borghese).  Borghese’de Bernini’nin mükemmel heykelleri ile Caravaggio’nun resimleri, genellikle Klasik, Rönesans ve Neoklasik dönem eserlerle aynı odada sergilenmektedir. Hades ve Persephone , Apollon ve Daphne, Yılanlı Madonn ve Pauline Bonaparte, Davut burada yer alan önemli eserlerden bir kaçıdır.

Galeriye çanta ile giriş yasak. Çantayı bıraktıktan sonra içeriye grup halinde alınıyorsunuz. Rezervasyon saatini kaçırmamanız önemli. Yoksa bir sonraki grubu beklemeniz gerek, bu da planın aksamasına neden olabilir.

Galerinin alt katı heykellerden oluşuyor demiştik. Museo Borghese adındaki alt katta Bernini‘nin birbirinden güzel heykellerinin orijinal hallerini görmeniz mümkün.

Galleria Borghese ise üst kata verilen isim. Bu kat da Caravaggio gibi ünlü sanatçıların tablolalarından oluşuyor.

Müzeyi ziyaret etmeden önce rezervasyon yaptırmalısınız. Galleria Borghese Bilet adresinden yaptıracağınız rezervasyonları 2 saatlik periyodlar halinde yapabiliyorsunuz. 13:00, 15:00, 17:00 gibi saatlere de rezervasyon yaptırmak mümkün.

2. Vatican Museums ve Sistine Chapel

Vatikan’nın ruhu ve mimarisi bir yana resim ve heykel gibi plastik sanatların en değerli eserlerinin sergilendiği müzeleriyle biliniyor. Zyaretinizde bir Vatikan Müzeleri turu yapmazsanız yarım kalır. Vatikan Müzeleri birbirinden farklı konseptlere sahip müzeler ve galerilerden oluşuyor. En ünlüsünün Sistina Şapeli olduğu bu galeri ve müzelerden detaylı bahsedeceğim ancak Vatikan Müzeleri buralarda sergilenen eserlerden daha fazlasına da sahip.

Müzelerden çıkış yaparken geçeceğiniz, Guiseppe Momo tarafından 1932 yılında yapılan sarmal rampa, Camporese’nin 1792 yılında yaptığı geniş kubbeli Dört Kapı Atrium’u, Belvedere Sarayı ve Avlusu (hatta müzenin tüm bahçesi), Komplekse 17’lü yılların sonunda eklenen tonozlu Simonetti Merdivenleri bulunuyor. Vatikan Müzeleri Papalar’ın sanat düşkünlüklerinden doğan bir müzeler topluluğu aslında. Koleksiyonun temeli Papa II. Julius’un sanat eserlerini toplamaya Apollo Belvedere Heykeli ile başlamasıyla atılmış ve dünyanın farklı yerlerinden sanat eserleri ile kalıntılar toplanmış.

Papa VIII. Innocentus’un konutu Belvedere Sarayı’nın, takip eden yıllardaki Papa IV. Sixtus, II Julius’un saraylarıyla avlular, galeriler ve koridorlarla birleştirilmesiyle elde edilen komplekste bu süreçte toplanan, bir kısmı da Michelangelo, Boticelli gibi sanatçılara sipariş üzerine yaptırılan eserler sergilenmeye başlamış.

Her biri farklı döneme ait veya farklı konseptlerde eserler içeren Vatikan Müzeleri mümkünse 1 gün, ya da en azından yarım gününüzü ayırmanız gereken bir yer. Girişte dört farklı renkle işaretlenen dört farklı turdan (yol) birini seçerek Vatikan Müzeleri’ni gezebilirsiniz. Bu rotaların farkı ise süresi. En kısası 1,5 saat en uzunu 5 saat kadar sürüyor.  Eğer diğer Vatikan Müzeleri ile ilgilenmiyor sadece Sistina Şapeli’ni görmek istiyorsanız buraya komşusu St Pietro Bazilikası’ndan geçiş yok.  Girişi Vatikan Müzeleri Girişi’nden yapmalısınız.  Sistina Şapeli Boticelli ve Michelangelo eserleriyle dolu bir yer. Musa ile İsa Peygamberler’in hayatlarından kesintiler betimlenen yan duvarlardaki freskler Boticelli liderliğinde Perugino ve Signorelli gibi sanatçılara ait. En önemli bölümü iste tavanı.

Michelangelo’nın yaptığı tavan freskleri ise dünyanın yaratılışı, İsa’nın düşüşü gibi konuları gösteriyor. Bunlar arasında bir tanesi çok ünlü. Adem ile Havva’nın yasak elmayı yiyerek cennetten kovulmalarını betimleyen İlk Günah isimli freskle bundan sonraki Adem’in Yaratılışı freskleri…

Öncelikle Vatikan Müzeleri girişi Roma Pass kartı kapsamında değil. Gişeden veya internetten bilet alarak gezmeniz gerekiyor. Bilet fiyatları ise; yetişkinler için 17 Euro, her milletten 26 yaş altı öğrenciler için 8 Euro. (Benim gittiğim zamana göre, şimdi değişmiş olabilir.) Bilet yanında sesli rehber (İngilizce) de almak isterseniz giriş ücreti; yetişkinler için 24 Euro, her milletten 26 yaş altı öğrenciler için 15 Euro.

Bileti internetten almak isteyenler için yukarıdaki fiyatlara ek olarak 4 Euro online rezervasyon ücreti de alınıyor. Programlı gezmeyi sevenler için Vatikan Müzeleri resmi internet sitesindeki bilet satış linklerini de vereyim:

Yetişkinler link.
Öğrenciler link.

3- Palazzo Barberini

Palazzo Barberini, Roma’daki en gözden kaçan sanat müzelerinden biridir. 17. yüzyıldan kalma saray, merkezi bir konumda Trevi Çeşmesi’nden birkaç sokak ötede yer alıyor.

Saray, Maffeo Barberini’nin 1624 yılında papalık seçimini kazanması ile birlikte güç kazanan Barberini Ailesi tarafından 1624-1633 yılları arasında yaptırılmıştır. Palazzo Berberini, 1949 yılından beri Ulusal Tarihi Sanat Galerisi’ne ev sahipliği yapmaktadır. Sarayda yer alan sanat koleksiyonlarının sayısı 1700’ü aşmaktadır. Sergilenen en ünlü eserler arasında Filippo Lippi’nin “Madonna ve Çocuk” resmi Giulio Romano tarafından resmedilen “La Fornaria” ve Caravaggio’nun eseri “Yudit ve Holofernes” yer almaktadır..

Palazzo Barberini’de yer alan ve göz alıcı tavan resimlerini Pietro da Cortona’nın yaptığı Grande Salone, Filippo Lippi, El Greco, Holbein ve Caravaggio gibi büyük ustaların eserleriyle dikkat çeker. Palazzo Corsini ise Fra Angelico’nun triptiğinin yanı sıra, Rubens, Van Dyck ile Caravaggio’nun resimleri görülebilir. Eğer Roma gezinizde kısıtlı zamanınız varsa Palazzo Barberini’yi gezebilirsiniz.

Salı-Perşembe ve Pazar 09.00-19.00, Cuma-Cumartesi 09.00-22.00. Resmi tatillerde kapalıdır. Giriş ücretlidir. Bilgilere buradan ulaşabilirsiniz. 

Roma’nın saymakla ve yazmakla bitiremeyeceğimiz birçok müzesi var. Benim keyfile gezdiğim ve fotoğrafladığım müzeler kısaca anlatmak gerekirse bunlar. Görmeden, gezmeden, deneyimlemeden asla dönmeyin.

Henüz Yorum Yapılmadı

    Bir Yorum Bırakmak İstermisiniz.