Sofya – Sizi Çok Şaşırtacak Yepyeni Bir Destinasyon

Bir konferans davetlisi olarak gittiğim Sofya ’dan bir ömürlük hatıralarla döndüm! Tüm seyahatimi canlı canlı paylaştığım nazliozgur isimli Instagram hesabımda sabitlediğim hikayelerde de izleyebileceğiniz gibi, bu sürprizlerle dolu şehir bir gezginin beklentilerini karşılayabilecek her şeye sahip. Görkemli Vitosha Dağı’nın eteklerinde yer alan, Bizanslılardan Romalılara, Slavlardan Osmanlılara kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış bu kent kültürün, sanatın, tarihin ve eğlencenin aynı anda yaşanabileceği, insanı her anlamda doyuran bir destinasyon. Üstelik Sofya ‘nın Türkiye’ye yakın konumu nedeniyle 1,5 saatlik kısa bir uçuşun yanı sıra araba veya otobüsle de 6-7 saatte kolayca ulaşabileceğiniz bir rota.

Sofya Pahalı mı?

Bugün bir Avrupa şehrine gidecek olduğumuzda maalesef aklımıza ilk gelen şey yüksek kurlar nedeniyle bütçe oluyor. Sofya bu açıdan cebinizi yormayacak bir şehir. Ulaşım, yeme-içme ve hatta alışveriş bizden çok daha ucuz. Taksiyle havalimanından şehir merkezine 35 TL’ye ve şehir içinde bir yerden yere yaklaşık 10 TL’ye gidebiliyorsunuz. Ayrıca, metro, tramvay gibi pek çok ulaşım alternatifiniz var. Bu nedenle, küçük bir bütçeyle güzel bir hafta sonu gezisi de cazip bir hale geliyor.

sofya

Parlamento Binası

sofya

Ortodoks Kilisesi

Hem Balkanlar’dan hem de Avrupa’dan esintiler taşıyan, diğer yandan Rusya’yı da anımsatan mimarisi, 1.300 yıllık tarihinin izlerini her köşede görebileceğiz, soğuk havasına rağmen sıcacık insanlarla dolu sokaklarıyla Sofya sizi gerçek anlamda şaşırtacak ve beklentilerinizin üzerinde bir deneyim yaşatacak.

Şehirde hemen hemen herkes İngilizce konuşuyor ve Türkiye’yi seviyor. Büyük Avrupa kentlerinde olduğu gibi, bir restorana gittiğinizde yemek mi yedim dayak mı yedim havasını yaşamıyorsunuz veya sizi anladığı aşikar olduğu halde İngilizce konuşmamak için direten insanlar yok.

Sofya ‘da Gezilecek Yerler

Şehirde gezmeye başladığınızda, 2. Dünya Savaşı, Balkan Savaşları derken bombalarla yıkılıp yeniden inşa edilmiş tarihi binalar sizi adeta büyülüyor. Taksim’i andıran Vitosha Bulvarının bir ucunda neredeyse yan yana dizilmiş Sveta Nedelya Kilisesi, St. George Rotunda Kilisesi, Banya Bashi Camii, Saint Petka Kilisesi mutlaka ziyaret etmeniz gereken yerlerin başında geliyor.

sofya

Saint Petka Kilisesi

sofya

Banya Bashi Camisi

sofya

St. George Rotunda Kilisesi

Sanata meraklıysanız Ulusal Sanat Müzesi’ni de mutlaka görmelisiniz. Şehrin simgelerinden bir sayılan Alexander Nevski Katedrali’nin ise bambaşka bir tarihi var.

Alexander Nevski Katedrali

Bulgaristan tam 500 yıl boyunca Osmanlı’nın hakimiyeti altında kalmış. Nihayet bağımsızlıklarına kavuştukları yıl onlara yardım eden farklı ülkelere mensup askerlerin anısına bu katedrali inşa etmişler. Özellikle uçağınız alçalmaya başladığında,  pencere kenarında oturuyorsanız bu heybetli binayı yukarıdan da görebilirsiniz.

Sofya’nın cazip bir rota olmasının en önemli nedenlerinden biri günün her saati yapabileceğiniz bir şeyler bulabilecek olmanız. NDK Sanat Merkezi hem gün içinde hem de akşam saatlerinde pek çok gösteriye ev sahipliği yapıyor. Seyahat tarihinize denk gelirse burada bir konser dinlemek harika olabilir.

National Palace of Culture (NDK)

Elephant Bookstore

Ayrıca, bitmek bilmeyen bir eğlence kültürü, haftanın her günü sabahın erken saatlerine kadar devam eden bir gece hayatı var. Kitapçıları seviyorsanız, şehrin en ünlü kitapçıcı olarak bilinen Elephant Bookstore tam sizlik bir yer olacak.

Gün içinde bir kadeh Bulgar şarabıyla içinizi ısıtmak ve Balkan bölgesinin damakta hoş bir tat bırakan şaraplarını denemek isterseniz ise Garafa Wine Shop’a mutlaka uğramalısınız.

Camın hemen önündeki şarap mantarlarından yapılmış taburelerde yer bulabilirseniz, yoldan gelip geçenleri izleyebileceğiniz kısa bir mola vermek oldukça keyifli olacaktır.

Farklı ve lokal şaraplar denemeyi seviyorsanız, Enjoy Wine isimli dükkanda da sizi oldukça zengin bir yelpaze bekliyor. Buradan kendinize veya sevdiklerinize hediye alabilirsiniz.

Akşamları ise bolca seçeneğiniz var. Bar Petak şehrin en popüler mekanlarından biri. Petak “Cuma” anlamına gelse de bu kalabalık mekanda Pazar günü dahil çılgınca dans eden insanlar bulacaksınız.

Daha sakin bir yer arıyorsanız ise, Hambara’ya uğramanızı tavsiye ederim. Burası oldukça ilginç bir mekan. Dışarıda herhangi bir tabela, yol gösteren bir işaret yok. Ancak Google Map’te arayarak bulabilir veya nazliozgur isimli hesabımdaki Sofya hikayelerinde eklediğim konuma tıklayabilirsiniz. Ama tarif etmem gerekirse, sokakta yeşil ve üzerinde tamirci karikatürü olan duvarı gördüğünüzde hemen sağdan içeri girin.

Sizi kapalı bir kapı bekliyor olacak. Bu kapıyı çalmanız ve birkaç dakika beklemeniz gerekiyor, sabırlı olun. Barmen nihayet kapıyı açtığında kapkaranlık bir mekana giriş yapacaksınız. Burada herhangi bir aydınlatma yok, sadece mumlar cılız bir ışık veriyor. Son derece lokal bir bar, bir deneyin derim.

Daha şık bir alternatif içinse hiç düşünmeden Dsquared2 Lounge isimli bara gidebilirsiniz. 1925 yılında kanlı bir terör saldırısına uğrayan Sveta Nedelya Kilisesi manzaralı bu barda sakin müziklere son derece lezzetli kokteyller eşlik ediyor. Barın bulunduğu meydanın dört bir yanı, sinagog, cami ve farklı mezheplere ait kiliseler gibi ibadethanelerle dolu. O nedenle yerel halk bu meydana dini bölge adını vermiş. Kim bilir belki de bu yüzden mistik bir havası var. Ayrıca tam karşısında Aziz Sofya heykeli tüm heybetiyle karşınızda duruyor. Eskiden bu heykelin yerinde Lenin’in heykeli varmış ancak komünizmin sona ermesiyle birlikte yıkılarak yerini bir elinde baykuş, diğer elinde defne yaprağı tutan Aziz Sofya’ya bırakmış.

Şık mekanları seviyorsanız, bir diğer önerim Sense Roof Top Bar olacak.

Burası sadece bir bar değil, aynı zamanda bir restoran ve muhteşem bir manzaraya sahip. Gecenin ilerleyen saatlerinde içerideki ışıkların kısılmasıyla hemen yanı başınızdaki Alexander Nevski Katedrali’nin görkemi iyice ortaya çıkıyor ve size keyifli bir ortam sunuyor.

Sofya’yı ziyaret etmenin en güzel zamanı ilkbahar veya sonbahar olabilir çünkü kışın içinizi titreten bir soğuk var. Ancak bu güzel şehri karlar altında görmenin de farklı bir keyfi olabilir. Ayrıca Aralık ayında küçük de olsa diğer Avrupa şehirlerindekini aratmayan bir Christmas Pazarı kuruluyor.

Bana göre şehrin en güzel yapılarından biri Ivan Nazov Ulusal Tiyatrosu’nun hemen karşısındaki parkta kurulan bu pazara gün içinde giderseniz parkı çevreleyen banklarda satranç oynayan yaşlılar görecekseniz.sofya

Parkın içinde bir de son derece ilginç bir kütüphane var. sofyaTüm bunlar aslında Bulgaristan halkının eğitim, kültür ve sanata verdiği önemi gösteriyor. Bu parkı gezdikten sonra Chucky’s Coffee isimli ünlü kahvecilerinde bir kahve içmenizi de öneririm.

 Ne Yenir Nerede Yenir ?

Gelelim Bulgar mutfağına. Bulgaristan tıpkı diğer Balkan ülkeleri gibi etin ağırlıklı olarak tüketildiği bir yer. Etin dışında bizim mutfağımızda da sık sık yapılan mezeler ve tencere yemekleri karşınıza çıkacak. Dolayısıyla, çok farklı ve mutlaka yemelisiniz diyeceğim pek bir şey yok. Shopska salatası çok ünlü. Aslına bakarsanız bildiğiniz çoban salatası üzerine beyaz peynir ekleniyor, yani çok esprili olduğunu söyleyemem. sofyaBu nedenle, ne yiyeceğinizden çok nerede yiyeceğinizi seçmeniz daha önemli. Tercihiniz müzikli, danslı ve geleneksel bir restorandan yana olursa Chevermeto’yu öneririm. Burada sizi Bulgar mutfağının tipik lezzetleri bekliyor. Eğlence kısmını görmek içinse nazliozgur isimli Instagram sayfamdaki Sofya hikayelerine bakabilirsiniz. sofya

Daha modern ve dünya mutfağı ağırlıklı bir yer arıyorsanız ise, hiç düşünmeden Simple’a gidebilirsiniz. Burger severler Meat isimli restoran bir öğlen yemeği için cazip bir alternatif olabilir. Son olarak, Vitosha Bulvarı’nın üzerinde 7/24 açık olan birçok restoran var, çok lezzetli olduklarını söyleyemem ama içlerinden Little Things’i tercih edebilirsiniz.sofya

Doğruyu söylemek gerekirse, konferansa davetli olmasaydım Sofya ’ya gitmeyi düşünmezdim, hatta bugüne dek Bulgaristan’a gitmek aklımın ucundan dahi geçmemişti. Fakat şimdi iyi ki yeni bir rota daha kazandım diyorum. Size de Sofya ’yı gidilecekler şehirler listenize eklemenizi tavsiye ederim. İnanın pişman olmayacak, yepyeni bir kültürle tanışmanın tadını çıkaracaksınız.

 

 

1 YORUM

  • Meltem
    20 Mayıs 2020 - 04:19

    Sofya’yı hiç böyle düşünmemiştim.Yanı başımızdaki yere gitmeyip uzaklara görme isteği utandırdı biraz beni. Yazı için teşekkürler

    Cevap

Bir Yorum Bırakmak İstermisiniz.